HİSTOLOJİ; Alm. Histologie, Gewebelehre (f), Fr. Histologie (f), İng. Histology. Canlıların dokularını inceleyen, biyolojinin bir dalı. Doku bilimi. Histoloji, normal hayvan ve bitki dokularının yapılarını aydınlatarak, bunların görevleri hakkında açıklamalarda bulunur. Vücuttaki organları meydana getiren dokuların yapıları ve çeşitli dokuların birbiri ile ilişikleri de histolojinin konusu içine girer. Hücre, yaşayan organizmanın (uzviyetin) en küçük birimi [...]
HABİB BURGİBA; Tunus devlet adamı. 1903’te Munestır’da doğdu. Tahsile Tunus’ta başladı. Paris Hukuk Fakültesini bitirdi. Düstur Partisine girerek siyasete atıldı. Tunus’a dönünce (1927) laiklik düşüncelerini savunan bir gazete çıkardı. Onun bu tutumu, partinin Eski Düstur ve Yeni Düsturcular diye ikiye bölünmesine sebeb oldu. Fransızlar tarafından çok defa hapsedildi. 1942’de Almanlar tarafından serbest bırakıldı. Tunus’a dönünce, [...]
HİNDENBURG, Paul Von; Alman komutan ve devlet başkanı. Yedihafta ve Fransa- Rusya savaşlarına katılmış, 1903’ten itibaren de kolordu komutanlığı yapmıştır. Hindenburg, ileride savaş çıkmasının çok uzak bir ihtimal olduğunu savunarak, 1911’de emekli oldu. Ancak üç sene sonra Birinci Dünya Savaşı patlak verince orduya alınarak, Doğu Prusya’daki Sekizinci Ordu Komutanlığına tayin edildi. Hindenburg, savaşta uygulanacak [...]
HAS; Osmanlı Devleti toprak rejiminde, yıllık geliri 100.000 akçeden fazla olan dirlikler için kullanılan tabir. Bu tabire, Harezmşahlar, Memlukler ve Anadolu Selçuklu devletlerinde de rastlanır. Osmanlılarda yeni fethedilen yerlerin tahriri yapılırken arazi; timar, zeamet ve has olarak üç kısma ayrılırdı. Fatih Kanunnamesi’ne göre yıllık vergi geliri 100.000 akçeyi geçen miri topraklar has statüsündeydi. Bu [...]
HALAY; Anadolu’da 3-12 kişi tarafından oynanan halk oyunu. Halaylar bölge halkının özelliğine, eşlik eden çalgılara, halayın çıkış sebebine, oynanış şekline ve ezgilere göre değişik isim alır. Halay daha çok davul, zurna eşliğinde bazı yörelerde ise davul, zurna olmadan, oyuncuların söylediği ezgilerle de oynanır. Ege bölgesindeki halaylar saz ve diğer çalgı aletleriyle çekilir. Bazı halaylar [...]
HALAT; Alm. Seil, Reep, Tau, Kabel (n), Fr. Corde (f), cordage amarre, cable (m), İng. Rope, cord, hawser. Üç veya daha fazla telden örülmüş kalın ip. Çelik veya keten, naylon vb. maddelerden yapılabilir. Denizciler çevresi 2.5-3 cm’den daha fazla kalın olanları halat olarak kabul eder. Halat yapımında kullanılan en sağlam lifler, sisal keneviri ve [...]
HADIM; Alm. Kastrat, eunuch, Fr. Castre, eunuque (f), İng. Castrate, eunuch. Testisleri (hayaları) veya sperma üreten organları alınmış erkek. Hadımlaştırma işleminden sonra damızlık atlar (aygırlar), iğdiş edilmiş beygir; boğalar, öküzler, koçlar da yine iğdiş edilmiş boğa, öküz ve koç adlarını alırlar. Hadım etmek için şu sebeplerden birinin bulunması gerekir: İstenmeyen karakterlerin nesilden nesile aktarılmasını [...]
HASIR; Alm. Strohmatte (f), Fr. Natt (f), İng. Rush mat; matting. Sazdan veya kabuk, yaprak gibi bitki kısımlarıyla örülmüş, taban döşemesi, duvar ve tavan kaplaması gibi çeşitli yerlerde kullanılan bir cins kilim. Kurutulmuş veya kurumuş bitkilerin sap, kabuk veya yapraklarından yapıldığı gibi, saz gövdelerinden yahut rafyadan örülen türleri de vardır. Daha çok hasır otu [...]
HİKaYE; Alm. Geschichte, Fr. Narration, İng. Story, narration. Olmuş veya olabilecek hayat olaylarını anlatan romandan kısa edebi yazılar. Özellikleri romanın özelliklerinin aynı olmasına rağmen, onun kadar uzun olmayıp, kısadır. Bu yüzden hikayelerde olay fazla genişletilmez ve ikinci plandaki kişilere fazla yer verilmez. Hikayede tek bir olay işlenir. Olayın öncesi ve sonrasını tasarlamak okuyucuya kalmıştır. [...]
HaFIZA; Alm. Gedächtnis, Erinnerung (svermögen (n) (f), Fr. Mémoire (f), İng. Memory. Öğrenilen, işitilen, görülen, hissedilen, kısaca dış çevreden alınan bilgilerin hatırda tutulması ve gerektiğinde kullanılması. Hafıza zihnin en önemli işlerinden biridir. Bütün bilgilerin beynin hücrelerinde kalıcı değişiklikler yaparak depolandığı kabul edilir. Bilgiler, hücreden hücreye aracı maddelerle geçerler ve depolayıcı hücrelerde şekillenerek muhafaza edilirler. [...]
